Başarı Dolu 30 Yıl...

FELSEFİ DİLEKLER (04.01.2016)

Yeni bir yıla daha merhaba dedik…

Zor ve zahmetli geçen bir yılın ardından yine zorluklarla dolu bir yıla adım attık. Umarız ve dileriz ki; 2016 dünyamıza ve ülkemize sağlık, mutluluk, başarı, bereket, barış ve huzur getirsin. Savaşlar, göçler, açlık ve sefalet sona ersin. İklim değişikliği ile ortaya çıkan çevre felaketlerine karşı tüm dünya ülkeleri tedbirler alsın…

Gelin hep birlikte yaşadığımız dünyaya ve çevreye sahip çıkalım. Silahlanmaya, çevre felaketlerine, gelir adaletsizliğine, bebek ölümlerine dur diyelim. Sevgi, saygı ve barışın hâkim olduğu bir dünyayı kuralım…

Diyeceksiniz ki;

Amma da felsefe yaptın. Bunlar hep lafta kalır, uygulamada olmaz.

Bu işler yazmakla da olmaz. Büyük güçler ne isterse o olur…

Sanki elimizde sihirli bir değnek mi var?

Kapitalist düzen dünyayı sarmışken, insanların gözünü hırs ve şehvet bürümüşken bu dilekler nasıl gerçekleşecek?

Bırak bu felsefe ifadelerini duyar gibiyim.

Aslında çok haklısınız ama bir köşede oturup hiçbir şey yapmamak daha mı iyi?

Fikirlerinde bir olanlar, insanları bilinçlendirmeye başladıklarında kamuoyu baskısı oluşturabilirler. Tepkilerini şiddete başvurmadan da gösterebilirler. Her şeyin bir eğitim, bir bilinçlenme meselesi olduğunu bilirler ve öyle davranırlar. Gelişme böyle sağlanır.

Gelişme önce bireyde başlar. Birey önce kendine bakmalıdır. Yaşamı bir sanat haline getirmek bireyin kendi elindedir. Peki, ne yapalım da yaşamı bir sanat haline getirelim sorusuna en güzel cevabı Osman Müftüoğlu verir ve şöyle der;

‘‘Yaşama sanatı, aynı zamanda sağlıklı ve genç yaşlanma sanatıdır. Eğer amacınız yaşlanmanın olumsuz ve kötü yanları ile mücadele etmek, yaşlanmayı daha mutlu ve keyifli bir süreç haline getirmek ise doğru yoldasınız. Yaşlanırken de, yaşlıyken de hala meşgul ve çok işi olan biri olabilir, hala üretebilirsiniz.

Dünyayı ve hayatı derinden etkileyen ve yöneten kararların beden gücü ve çevikliği ile değil; sadece erdemler, fikirler ve sağduyu ile alındığını unutmazsınız. Siz hep işi olan genç bir yaşlı olarak kalabilirsiniz.’’  Bence Osman Müftüoğlu’nun kitaplarından faydalanmak gerek.

Bir başka bilim adamı Prof. İmer Okar ise aşağıdakileri yapmamız halinde mutlu ve sağlıklı kalabileceğimiz bazı şeyleri şöyle sıralar;

‘‘İlaçla yaşamaktan kaçının. Öğle ve akşam yemeklerini basitleştirin. Kendi kendinize, nerede eski günler, her şey daha güzeldi  demekten vazgeçin. Kötümser insanlardan uzak durun. Kendinizi, bütün soruların cevabını bilmekle yükümlü hissetmeyin. Bazı şeyleri de bilmeyin. Sizi mutlu edecek bir şey yapmayı yarına bırakmayın. Hiç tanımadığınız insanlara yürekten bir merhaba deyin. Eski bir arkadaşlarınızla karşılaşınca ona sıkıca bir sarılın. Verdiğiniz kararın ne anlama geldiğini iyi düşünün. Kendinize güvenin. Nüktedan olun…’’

Bilime birçok katkı sağlamış Albert Einstein, başarının sırları için şöyle söyler;

‘‘Merakınızın peşinden gidin. Başladığınız işi bitirmek için azimli olun. Bugüne odaklanın, enerjinizi yaptığınız işe verin. Hayal kurun, anı yaşayın, hata yapın, değer yaratın. Bilgi deneyimden gelir. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın…’’

2015 yılına kadar adını duymadığımız Prof. Dr. Aziz Sancar, İsveç Kraliyet Bilim Akademisi tarafından Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Verdiği röportajda;

‘‘Yıllarca verdiğim emeklerin ardından ödüle layık görülmekten büyük memnuniyet duydum. En çok ülkem için sevindim. Türkiye’ye bilim lazım, güç durumdan çıkıp Avrupa düzeyine varılması için bilim gerekli. O yönden katkı sunduğum için de çok sevinçliyim” dedi. Hepimizi şok etti, şuurumuzu yerine getirdi. Ülkemizi, milletimizi onurlandırdı.

2016 yılı ilk köşe yazımdan felsefi dilekleri okudunuz. 

Sağlık, mutluluk ve bereket dolu bir yıl dilerim.

 

Mehmet Ali Bayraktar

malibayraktar@yahoo.com    

 

yükleniyor..