Başarı Dolu 30 Yıl...

AŞK'OLSUN... (17.12.2018)

İnsanlık hali bu, kızarsınız da seversiniz de…
Birilerine kızıp sinirlendiğinizde sakin olmaya çalışın, Mevlana’yı hatırlayın. 
Bu yıl, Hazreti Mevlana’nın 745.vuslat yıldönümü.
Kutlamalar ‘‘selam vakti’’ temasıyla gerçekleştiriliyor. 
Hayatın akışı içerisinde muhatap olduğumuz menfi bir davranışa, kötü bir söze, bir dedikoduya, bir vefasızlığa, bir iftiraya, bir ön yargıya, yanlış olduğuna inandığımız bir hareketi yapana ne deriz?
Beddua etmek, karşımızdakine kötülük dilemek, bela okumak, sağlık üzerine kem sözlerle kötülük temenni etmek, öğretilmedi bize. En ağır durumlarda bile belanı versin, gözün kör olsun, kahrolsun demeyelim. Onun yerine Hazreti Mevlana’nın daha tesirli, daha anlamlı iyilikle dolu bir sözle duygumuzu dile getirelim:
“Aşk’olsun…”
Değil midir ki “Aşk” imiş her ne var bu âlemde, 
Değil midir “yoğ idi levh-ü kalem, aşk var idi”, 
Değil midir ki sevilmek murad edilmiş her halde her âlemde, 
Değil midir ki şevkde cezbede aşkda olsun, 
Ne olursa olsun, ne kadar kötü olursa olsun,
Her hale Aşk’olsun…
Hazreti Mevlana’yı, bu güzel ve anlamlı dizelerle analım.
“Aşk’olsun” dizelerinin yanı sıra başka anlamlı kelimeler de var;
Mesela,“Eyvallah”…
Kabımız dolu da olsa “Eyvallah”, boş da olsa…
Hay Allah sözü de öyle değil midir?
Üzüntümüze, kızgınlığımıza, kırıldığımıza, şaşkınlığımıza, beklemediğimiz bir davranışa “Hay Allah” demez miyiz?
Tüh, kahretsin veya öf demeyelim…
Bilelim ki; her şey geçer, her şey göçer, bir tek O, daim kalır...
Onun için ‘‘Evvel Allah’’ da öyledir. 
Zor bir işe soyunduğumuzda, yarına planlar yaptığımızda “Evvel Allah” deriz.
Değil midir ki ahir evvelin, evvel de ahirin aynıdır ve hepsi O’dur ve O’nundur.
“İllallah” da öyledir…
Gözüm görmesin, defol git demeyelim, olmadık bir hareketle karşılaşmışsak:
“Selametle”…diyelim.
Ya Hayrola?
Duymadan önce olanları, yeni bir haberi, bir rüyayı, her şeyin hayr üzere olduğu bilinciyle ve temennisiyle “Hayr’ola” demez miyiz?
Tahammülün, hüsnüniyetin, hoş görmenin, güzel görmenin, bir görmenin, gerçeği görmenin keyfine varmak değil midir, maksadımız?
O halde bu kelimelerin kullanıldığı bir toplumda yaşamak, duyguyu, romantizmi, asli gerçeği, asli gerçeğin dilini bize armağan eden bilgelerin ruhuna, aşka ait kavramları bize sürekli meşk ettiren ruha ait değil midir bu kelimeler?
Öyledir Evvel Allah…
O Hâl'de Aşk ’olsun...

Mehmet Ali Bayraktar
mab@malibayraktar.com

yükleniyor..