Başarı Dolu 30 Yıl...

ULUSAL EGEMENLİK (23.04.2018)

23 Nisan 1920…
Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılmıştır.
Memleketin her tarafından birçok mebuslar gelmiştir.
Enver Behnan Şapolyo, ‘‘Vatanı Tek Başıma Savunurum’’ başlıklı yazısıyla o günleri şöyle anlatır;
‘‘Bu yeni Meclise gelenlerin bir kısmı Ankara’da hiçbir şeyin olmadığını görünce karamsarlığa düşmüşlerdi. Bahsedilen ne yeşil ordu, ne hazine, ne yatacak otel, hiç bir şey yoktu. 
Sadece Mustafa Kemal vardı...
Bazılarına bu dava çürük gelmiş olacak ki, memleketlerine dönmeye karar verdiler. Bunlar geri dönerlerse Mecliste huzursuzluk olmayacağını anlayan Mustafa Kemal, kürsüye çıktı. O gün pek heyecanlı idi.
Atatürk’ün hayatında belki böyle canlı bir tablo doğmamıştı. 
Mebuslara hitaben:
- İşittim ki bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla Milli Meclise davet etmedim. Herkes kararında hürdür, başkaları da katılabilirler.
- Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatıyla buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta hepiniz gidebilirsiniz.
- Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekilde Elmadağı’na çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı müdafaa ederim. 
- Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim.
Diye gürleyince herkesi müthiş bir heyecan dalgası sardı.
Mebuslardan hiçbiri gözyaşlarını zapt edemiyordu…’’ 
O günleri anlatan bu yazı çok anlamlıdır. 
İşte o ruh ve inançla açılan Büyük Millet Meclisi ‘‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’’ diyerek bu günkü Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır. 
Mustafa Kemal Atatürk, ülkeyi kurtarmakla kalmamış, 23 Nisan gibi anlamlı bir günü çocuklarımıza armağan etmiştir. 
Bu anlamlı günü bize yaşatan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal ve arkadaşlarını saygıyla ve minnetle anıyoruz.
Eğitime destek vermek amacıyla kendi imkânlarımız ile yaptırdığımız ve Milli Eğitime bağışladığımız iki okulumuz var. Birisi eşimin adını taşıyan Sevgi Bayraktar Anaokulu, diğeri ise kızımın adını taşıyan ’’Seren Bayraktar İlkokulu’’.
Her yıl, 23 Nisan’da bizi beklerler. Biz de katılmaya çalışırız.
Yine öyle yaptık, 23 Nisan etkinliklerine katılmak için okullarımıza gittik. Okullarımızdaki çocuklarla, onların aileleriyle ve öğretmenlerimizle birlikte olduk. 
Yarının büyükleri olan çocuklarla yan yana, iç içe olduk. Büyük bir keyifle onların gösterilerini izledik. Ulusal egemenlik ve çocuk bayramını hep birlikte coşkuyla kutladık. Mutlu olduk, onur duyduk…
Hatırlatmak isteriz ki;
Özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin dayanağı ulusal egemenliktir. 
Ulusal egemenliğimize sahip çıkalım.                    


Mehmet Ali Bayraktar
mab@malibayraktar.com

yükleniyor..